Koşuya Yeni Başlayanlar için Tavsiyeler

Koşuya Nasıl Başlanır?
Sadece
koşmaktan ibaret olmayan nitelikli bir koşu idmanında uyulması gereken birçok
kural bulunuyor. Verimli bir koşu için bacak açıklığı, ayakların yerden kaldırılma
yüksekliği, hava şartları, zemin özellikleri, koşu saati ya da nabız atış
sayısı gibi birçok detayı göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Tüm bu detayları
düşününce kafalarda şu soru beliriyor elbette: Doğru Koşu Nasıl Olmalı?
Koşu sporunu ister zayıflamak için tercih edin ister nefes açmak, dinç ve fit
bir vücuda sahip olmak için yapın, sonuç değişmiyor. Koşudaki amacınız ne
olursa olsun koşuya yeni başlarken kendinizi fazla yormamanız, kurallı hareket
etmeniz şart. Aksi halde ertesi gün farklı kas ağrılarıyla ve yorgunlukla uyanabilir,
kendinizi koşudan soğumuş halde bulabilirsiniz. Koşu sporunda gerekli ilk adımı
sağladıktan, yani kararlılığınızı garantiledikten sonra koşu idmanınızı sekteye
uğratmadan devam ettirmeniz gerekiyor. Peki, dört dörtlük bir koşu antrenmanını
nasıl sağlarsınız? Dilerseniz konuyu biraz daha detaylandıralım.
Koşuya Yeni Başlayanlar için Öneriler
Birazdan
başlıklar halinde değineceğimiz öneriler elbette sizi profesyonel bir koşucu
yapma iddiası taşımıyor ancak, sporunuzu daha keyifli hale getirmek ve onu daha
az yorucu yapmak için bu tavsiyelere uymanızı öneriyoruz. İlk önce rotanızı
belirleyerek işe başlayın, bu rotada koşu için uygun bir parkurun bulunduğuna
emin olun. Bu parkur, antrenmanınız için özel olarak hazırlanmış bir koşu yolu olmasa
da sorun değil; yeter ki, bu parkur ayak bileğinizi ve ayak kaslarınızı yoracak
taşlı ve engebeli bir zemine sahip olmasın.
İlk Koşu Nasıl Olmalı?
İlk koşuda
abartılı giyim ürünlerinden, uzun mesafelerden ve uzun sürelerden mutlaka uzak
durun. Vücudunuzu da koşu fikrine alıştırmanız için her şeyi hafif dozlarda yapın
ve zorluk derecenizi yavaş yavaş artırın. Bu şekilde sporunuzdan daha fazla
keyif aldığınızı gözlemleyebilirsiniz.
Uygun Bir Koşu Ayakkabısı Giyin
Koşunun
başrol oyuncusunu sağlıklı ve konforlu tutmak oldukça önemli. Ayaklarınızın
daha ilk koşu gününde pes etmemesi için uygun ayakkabıları seçmeye özen
gösterin. Özelikle koşu için üretilmiş ayakkabılar özel tasarımları ile harcadığınız
enerjiyi sizlere tekrar kazandıran teknolojilere sahip. Her adımda ayakta
oluşan şoku tamponlayan taban teknolojileri burada önemli roller oynuyor. Hızlı
manevralara ayak uyduran ve ayak hareketlerinizi kolayca karşılayan Vectiv
teknolojisine burada hemen parantez açabiliriz. The North Face inovasyonu
olan Vectiv serisi ayakkabılar, orta taban geometrisi sayesinde optimum enerji
dönüşümüne imza atıyor. Ayağınız daha az enerji harcayarak daha uzun koşu performansı
gösteriyor, daha kontrollü adımlar atıyor ve daha az yoruluyor. Koşu zemininde karşınıza
çıkan engellerin şok etkisini emen patentli SurfaceCTRL™️ taban, çift yoğunluklu TPU
malzeme ile birleşerek koşunuzu yorulmadan gerçekleştirmenizi sağlıyor.
Kıyafet Seçimini Doğru Yapın
Koşu yaparken
hava şartlarını mutlaka ele almanızı öneriyoruz. Seçeceğiniz kıyafetlerin nefes
alabilen, teri vücut dışına iten, soğuk havalarda sıkı bir ısı yalıtımına imza
atan tekstillerden seçilmesi şart. Tabii ki güneşli havalarda şapka, bandana,
boyunluk gibi aksesuarlarınızı ihmal etmemelisiniz. Kış mevsiminde katmanlı
giyinerek kaslarınızın ısısını korumanız da oldukça önemli. Bunun için The North Face 3in1 Triclimate montları tercih edebilirsiniz. Farklı iklim koşullarını
karşılayan bu montlar yağmurlu, rüzgârlı ya da karlı havalarda maksimum ısı
yalıtımı sağlamakta. Dilerseniz daha fazla bilgi için Outdoor Mont önerilerini
sunduğumuz "Hangi The North Face Mont Modelini Almalıyım?” blog yazımızı
okuyabilirsiniz.
Isınma Hareketlerini Unutmayın
Koşuya
başlamadan farklı ısınma hareketleriyle vücudunuzu yaşayacağı şoka hazırlayın. Kollarınızı
ve bacaklarınızı çeşitli gerdirme hareketleriyle açın ve kramp, sancı gibi meydana
gelecek olumsuzlukları bu şekilde en minimum düzeylere indirin. Dilerseniz ilk
10 dakika yavaş tempoda yürüyerek ya da basitçe eğilme hareketleri yaparak koşuya
ham şekilde başlayan vücudunuza yardımcı olabilirsiniz.
Temponuza Dikkat Edin
Vücut
sağlığınızın koşu sporuna uygun olup olmadığını anlamak için önceden bir doktor
muayenesinden geçmeniz gerekebilir. Buna vaktiniz yoksa nabız ölçme özelliğine
sahip akıllı cihazlarla koşu süresince nabzınızı dinleyin. Bunun dışında, koşunuzda
rastgele kelimelerle oluşturduğunuz uzun cümleler kurmaya çalışarak hızlı koşup
koşmadığınızı saptayabilirsiniz. Uzun cümleler kurarken teklemeler yapıyorsanız
hızınızı düşürme zamanı gelmiş demektir.
Mesafeyi Aşırı Uzun Tutmayın
Koşuya Yeni Başladıysanız kendinize sadece 1-2 kilometrelik parkurlar belirleyin ve gün
geçtikte mesafeyi %10 oranında artırın. Yani, artırma oranını km olarak değil birkaç
yüz metre olarak belirleyin.
Koşu Zamanı da Önemli
Güneşin en
tepede olduğu öğlen saatlerinde koşu yapılması uzmanlar tarafından asla önerilmiyor.
Mevsimin çeşidi bu konuda belirleyici bir unsur da değil. Genellikle sabahın ilk
ışıklarıyla yapılan koşu güne daha enerjik bir başlangıç yapmak için etkili. Günün
mental yorgunluğunu atabilmeniz için koşunuzu akşam saatlerinde de yapabilmeniz
söz konusu. Burada uyulması gereken kural ise koşudan en az 2 saat önce yemek
yemiş olmanız. Aksi durumda koşunuz sindirim sürecinizi etkileyeceği için
sağlıklı bir spor yapmış sayılmıyorsunuz.
Beslenme Önemli
Koşuyu hayatınıza dahil ettiğiniz için sağlıklı bir yaşama merhaba demiş oluyorsunuz. Bu süreci doğru yönetebilmek adına beslenmenize de biraz daha dikkat etmeniz gerekiyor. Koşuda yaktığınız kalorileri geri almamak için öğünlerinize lif ve protein içeren, tok tutucu gıdaları dahil etmelisiniz. Öğünlerinizi düzenli aralıklara oturtmanız ve sağlıklı besinler tüketmeniz şart.Yukarıda saydığımız önerileri dikkate alarak Sağlıklı Bir Koşu yapabilir, yaptığınız spordan maksimum verim ve keyif alabilirsiniz. Üstelik kurallara uyduğunuz taktirde sporunuzda karşılaşacağınız olumsuzlukları elimine ederek kendinize istikrarlı bir koşu idman programı çizebilirsiniz.